Site haritası: https:// whatingilizce.blogspot.com /sitemap_index.xml
Showing posts with label nelere. Show all posts
Showing posts with label nelere. Show all posts

Sunday, April 23, 2023

ZEYTİN YAPRAĞI ÇEKİRDEĞİ NELERE İYİ GELİR FAYDALARI


 
Araştırmalara göre 101 madde ihtiva eden zeytin yaprağının içindeki en etken madde başlıca ‘polifenolik antioksidan’lardan biri olan Oleuropein. Ve bu madde ağacı dış etkenlere karşı koruyor, hücre yenilemesi yapıyor, ortama uyum sağlamasına neden olarak salgılardan koruyor. Zeytin yaprağı ile ilgili çalışmalar hala devam etmekle birlikte Oleuropein maddesi bu özelliği ile insanlar için de oldukça faydalı ve sağlık, kozmetik başta olmak üzere birçok sektörde ara katkı maddesi olarak kullanılıyor.

Zeytin Yaprağı ve Kullanım Alanları
Asırlardır bütün yetiştiği coğrafyada zeytinin yaprağı da halk ilaçların da Dünya da kullanılmaktadır.1800 lü yıllarda malarya salgınlarına karşı kullanıldığı bilinmektedir.
Zeytin yaprağı, Oleuropein(başlıca polifenolik antioksidan lardan biridir) ve daha birçok flavonoid (Rutin, Apigenin, Luteolin) ihtiva eder. Günümüzde yapılan araştırmalar sonucu zeytin yaprağından elde edilen ürünler sağlık sektöründe ve kozmetik sektöründe kullanılmaktadır. Zeytin yaprağı ile ilgili çalışmalar hala da devam etmektedir.
Oleuropein'in içeriğindeki elonoik asidin antibakteriyel, antifungal ve antiviral özellikleri laboratuvar koşullarında kanıtlanmıştır.Bu özelliğiyle doğal antibiyotik olduğu bilinmektedir.Vücudun bağışıklık sisteminde soğan ve sarımsak ile benzer etki göstermektedir.
Zeytin yaprağı, halihazırda diyabette, hipertansiyonda,kardiyovasküler rahatsızlıklarda,gripte,üriner sistem rahatsızlıklarında,kronik halsizlikte,hastaların nekahat döneminde,kötü huylu kolesterolün düşürülmesinde,dejeneratif eklem rahatsızlıkları,bursit, sinuzit ,vücudun doğal bağışıklık sisteminin desteklenmesinde vs. kullanılan pek çok marka zeytin yaprağı içerikli bitkisel ilaç piyasada hazır preparatlar olarak satılmaktadır.İçeriklerinde genel olarak % 6-20 Oleuropein bulunmaktadır. Henüz bu konuda bir standardizasyon yoktur.
Kozmetikte ise zeytin yaprağı ekstresi içeren ürünler antioksidan etkileriyle cilt bakımında kullanılmaktadır, antiaging kürlerinin hemen hepsinde yer alır.
Ayrıca Aspergillus mantarları tarafından üretilen aflatoksinin engellenmesinde Oleuropein kullanımı ile ilgili araştırmalar da yapılmaktadır.
Patojenlere karşı en önemli biyolojik silahlardan biri olan Oleuropeinin, antifungal etkisinden yola çıkılarak Bonn Üniversitesinde, henüz laboratuvar koşullarında Botrytis Fusarium Phytophtora üzerindeki etkileri ve geleceğin ticari anlamda önemli organik pestisitlerinden olup olamayacağı araştırılmaktadır.
Oleuropein ,ayrıca zeytin gibi Oleacae familyasından olan Ligustrum obtusifolium yapraklarından da ekstrakte edilse de en hızlı,bol ve ucuz şekilde zeytin yaprağından elde edilmektedir. Hatta bir Yunan Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından 100 gr zeytin yaprağından 1 gr % 95- 98 saflıkta Oleuropein elde edilmiştir.
Şu anda dünyada en önemli alıcısı Amerika'dır, en önemli hammadde üreticilerinden biri de hemen her şeyde olduğu gibi Çin. Amerika ve Avrupa'da firmalar zeytin yaprağı ilaçlarını, ağacın yetiştiği yöreyle birlikte arz etmeye başlamışlardır. Ağacın yetişmesinde kimyasal kullanılmadığı da ayrıca vurgulanmaktadır.
Zeytin yaprağı ilaçları yalnız insan sağlığı için değil hayvan sağlığında da kullanılmaya başlamıştır.Evcil hayvanların hazır mamalarında ve bitkisel ilaçlarında hem doğal antibiyotik hem de antiparazitik etkisi sebebiyle yurt dışında kullanılmaktadır.
Doğal bitkisel ilaçlara yoğun yönelim trendi ve kozmetik sanayisindeki büyük gelişmeye bakılarak, elimizdeki çok önemli bir hammaddenin ciddiyetle farkına varıp bu konuda çalışmalar yapmanın gereği ortadadır.
ZEYTİN ÇEKİRDEĞİNİN FAYDALARI
En gelişmiş cihazlarla yapılan araştırmalar zeytin çekirdeğinin boğaz boşluğundan geçip mideye ulaştığı anda eridiğini tespit etmiştir. Hazmı en kolay olan yiyecek maddesi zeytin çekirdeğidir.
1-Ülser gastrit gibi mide problemlerini bitirdiği;
2-Bağırsak ve sindirim yollarını düzenlediği;
3-Basur ve prostatı engellediği.

Saturday, April 22, 2023

BİBERİYE BİTKİSİ NEDİR NELERE İYİ GELİR

 BİBERİYE BİTKİSİ HAKKINDA GENEL BİLGİ VE FAYDALARI



Latince ismi : Rosmarinus officinalis
Bu bitkinin Latince adı, Rosmarinus officinalis’dir ve deniz nemi anlamına gelir. Çünkü biberiye genellikle deniz kıyısında yetişir. Biberiye, antik Romalılar tarafından tütsü olarak kullanılırdı ve bir efsaneye göre Hz. İsa bebekken bir biberiye çalılığının altında korunmuştur.
Romalılıar biberiyeyi defin törenlerinde kullanmayı orta çağa kadar sürdürmüşlerdir. Örf ve adetleri gereği cenaze törenlerinde biberiye dallarını tabutun üstüne koyarlardı. Biberiye yağının iltihaplı hastalıkları tedavi ettiğini zannederlerdi. Bir biberiye filizi düğme iliğine konulursa iyi şans getirdiği ve hafızayı güçlendirdiği söylenir.
Biberiye çiçeklerinin neden mavi olduğuna dair efsanevi ve güzel bir hikayesi vardır. Mısır’da kutsal bir ailenin bezgin kızı olan Mary pelerinini biberiyenin beyaz çiçekleri üzerine örtmüş. Mary’nin peleriniyle çiçekler mucizevi olarak değişerek mavi renkte olmuş. Biberiyenin İspanyolca adı romero ya da hacıların bitkisidir. Nebati olarak beyaz çiçek türleri vardır fakat gölgede mavi çiçektirler.
Biberiye birçok çeşitli durumlarda kullanılabilir :


Evde kullanımı : Taze dallı biberiyeyi bir odanın serin bir yerde saklayın. 2 bardak suda bir avuç dolusu biberiyeyi 10 dakika kaynatın. Banyo ve mutfak temizleyicisi olarak mikrop öldürücü bir solüsyondur.
Dekoratif olarak kullanımı : Biberiye dallarının güzel kokulu bir gövdesi vardır. Halkalar halinde örülüp çelenk olarak süslenir.
Yemeklik olarak kullanımı : Çiçeklerini, kristalize etmek ve süslemek için salataya karıştırılabilirsiniz. Meyve püresine 450 gr şekeri krema ile karıştırıp biberiyeyi ekleyin. Yaprakları idareli bir şekilde katılarak ekmeği de içeren ve fasulye ya da kek olarak da geniş bir yiyecek alanında kullanılabilir. Biberiyeyi pişmiş patateslere lezzet vermek ve yağını da sebzelere tat vermek için kullanın.
Pratik olarak kullanımı : Yaprakları soyulduğunda, barbeküye güzel bir koku vermek için biberiye dalları ateşte yakılır.
İlaç olarak kullanımı : Kan dolaşımını hareketlendirir, ağrıları dindirir ve tatbiki olarak kan yapar. Yağın sindirimine yardımcı olur. Eklem ve romatizma ağrılarına iyi gelir. Gargara yapılarak kullanıldığında mikropları öldürücüdür.
Biberiye, eklem ağrısı, kas ağrısı, iştah kaybı gibi küçük sindirim problemleri, hafif bulantı ve mide gazı tedavilerinde kullanılır. Biberiye yaprakları, çeşitli maddeler içerir. Bakteri öldürücüdür, sindirimi kolaylaştırır ve bağırsak bölgesini rahatlatır. Dahilen tentür ya da çay gibi, içecek olarak alınır. Biberiye yaprakları, sıkılarak uygulanabilir veya sıcak su içine bırakılarak ıslatılabilir ve yapraklar bükülerek de kullanılabilir.
BİBERİYE YAĞI
Biberiye yağı cilde uygulandığında, cilt yüzeyindeki kan akışını arttırır

KARABAŞ OTU ÖZELLİKLERİ VE NELERE İYİ GELİR


 Latince ismi : Lavandula stoechas

(Lavandula stoechas / French lavander / Lavande) Ballibabagiller familyasından, bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Ezildiği zaman çok kuvvetli ve hoş olmayan bir koku çıkartır. Çiçekleri mavi veya menekşe rengindedir. Bir türünden, "Karabaş yağı" denilen bir yağ çıkartılır. Yurdumuzda alçak maki gruplarıyla birlikte yetişir.
Kullanıldığı yerler: Ağrıları dindirir. Kalbe kuvvet verir. Balgam söker. Uyuşukluk giderir, zindelik verir. Sara ve beyin hastalıklarında kullanılır. Damar sertliğinde faydalıdır. Lavandula stoechas (yalancı Lavanta çiçeği) Marmara ve Ege bölgesinde yaygın yapraklarından uçucu yağ elde edilir,süs bitkisi olarak da yetiştirilir...
"Fransız lavantası diye de bilinen, karabaş otu, başta Batı bölgelerimizde olmakla birlikte İstanbul'da da yetişmekte. Egelilerin soğuk algınlıklarında sıkça başvurduğu bu güzel bitki de lavanta ailesinden, ancak İngiliz Lavantası gibi büyük çalı formunda değil. Kökten çıkan birkaç dalın üzerinde biberiye benzeri sivri yapraklar oluşuyor. Daha sonra bu dallar uzayıp, lavantadan daha büyük mor bir çiçeğe dönüşüyor. karabaş otunun çiçekleri, kara duta benzer. Üzerinde sonradan çıkan eflatun minik çiçekleri ise üzerine konmuş kelebekleri andırıyor. İngiliz lavantası diye bilinen lavanta, mis kokulu mor çiçekleri olan, uçuk mavimsi yeşil, sivri yapraklı, çalı formunda bir bitkidir. 90 santimetreye kadar uzayabilir, sıcak iklimleri ve kuru toprağı sever. Bir kere ektiniz mi, yerini de sevdiyse genişleyip kocaman bir çalı haline gelir. Odunsu dalların üzerinde oluşan çiçekler yeşilden mora döner, sonra hafiften kurur. İşte bu dönemde artık toplama zamanı gelmiştir. İngiliz lavantası Türkiye'de Ege ve Akdeniz'in dışında İç Anadolu'nun belli bölgelerinde de yetişir, ancak çoğunlukla ekilmesi ya da fideden yetiştirilmesi gerekir. Karabaş otu ise çoğunlukla yol kenarlarında, tepelerde bulunur. Kendiliğinden yetiştiği gibi, doğadan aldığınız bir kök, bahçenizde de yaşamını sürdürebilir. Her iki türde kuru topraklı ve güneşli yerleri sever. Her iki lavantanın da çiçekleri yaz aylarında, çiçekler açtığında toplanır ve gölgede kurutulur.
Ülkemizde yetişen öyle bitkiler var ki; bilinçli kullanıldığında vücudumuza ne gibi yararlar sağladığını öğrendiğimiz zaman, ister istemez büyük bir şaşkınlık yaşıyoruz. Bu harika bitkilerden biri de `karabaş otu`.
İdrar yolu enfeksiyonlarından egzema yaralarına, sinirsel baş ağrısından, yüksek tansiyona kadar birçok rahatsızlığın tedavisinde son derece etkili olan karabaş otunun çok daha önemli bir özelliği tesbit edildi. Bugüne kadar kıymeti yeterince bilinemeyen bu harika bitki, vücudu kansere karşı bir kalkan gibi korurken, mevcut tümörlerin ilerlemesini de durdurmaktadır. Aslında, karabaş otunun tedavi amaçlı kullanımı çok eski tarihlere dayanmaktadır. Osmanlılar döneminde eczanelerde koleraya karşı kullanılması için ferman çıkartılmış olduğu bilinmektedir. Birinci dünya savaşında ise yaşanan ilaç sıkıntısı sebebiyle yaraların tedavisinde mikropları öldürmek amacıyla kullanılmıştır. Tümörleri küçültüyor
Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, `Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi` adlı kitabında 2 sayfa yer ayırdığı karabaş otunun özellikle kanser konusundaki faydaları ile ilgili olarak önemli bilgiler veriyor ve özetle şunları yazıyor: `Ben araştırmalarımda; karabaş otunun akciğer ve kan kanserlerinin ilerlemesinde ve beyin tümörlerinin büyümesinde güçlü bir geciktirici özelliği olduğunu gördüm. Hatta, bazı akciğer, kan ve beyin kanseri hastalarda öylesine etkili ki, onları kesin olarak tedavi edebiliyor. Karabaş otunun içerdiği `perillyl` maddesi, hem hücre bölünmesini önlemekte, hem de beyin, prostat, pankreas, bağırsak ve meme tümörlerine karşı etkin özellik göstermektedir. İçerdiği `geraniol` maddesinin de hem kansere karşı koruyucu, hem de tümör yok edici özelliği var.`
Ayrıca yüksek oranda `rosmarinik asit` içeren karabaş otu, kan doşamını da düzenlemektedir. Çünkü bu asitin en önemli iki özelliği, damar genişletici ve kanı sulandırıcı olmasıdır. İçerdiği `cineole` maddesi ise, anitbakteriyel (mikrop kırıcı), antialerjik (alerji önleyici), sedativ (sakinleştirci) ve hypotensive (tansiyon düşürücü) özelliği olan bir maddedir. Ballıbabagiller familyasından, mavi ve mor çiçekli bir bitki olan karabaş otu, yurdumuzun hemen hemen her yerinde yetişmektedir. Ezildiği zaman çok kuvvetli ve hoş olmayan bir koku çıkarır. Bir türünden karabaşyağı denilen esans çıkarılır.
 Astım tehdidi
Günümüzde bütün dünyayı tehdit eden çevre kirliliği, insan sağlığı açısından da büyük bir tehlike oluşturmaya başladı. Özellikle hava kirlilinin sebep olduğu hastalıklara yakalananların sayısı giderek artıyor. Bunların başında da astım hastalığı geliyor. `Astım Haftası` sebebiyle arkadaşımız Ziya Sandıkçıoğlu`nun hazırladığı haber, bu konuda gelinen noktanın vahametini çok iyi ortaya koyuyor. İşte Türkiye`de astım gerçeği ve bu hastalığa karşı alınabilecek tedbirler... Öldürücü nöbetler
Türkiye`de giderek yaygınlaşan ve toplum sağlığı açısından bir tehdit haline gelen astım hastalığı günümüzde ortalama her 4 evden birinde görülmeye başladı. Ülke nüfusunun yüzde 6`sını etkilediği tahmin edilen astım, çoğu kez nefes darlığı, göğüste tıkanma, öksürük, hırıltılı solunum, hatta bazen öldürücü nöbetlerle kendini belli ediyor.. Astımın ortaya çıkmasında hem genetik yatkınlığın, hem de çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını söyleyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Orhan Dalkılıç`Ev tozu akarları ile evde beslenen kedi gibi hayvanlar; hamamböceği, kalorifer böceği gibi haşereler ve küf mantarları en sık rastlanan astım sebepleridir. Polenler, sigara dumanıyla temas, solunum yolu enfeksiyonları ve hava kirliliği, astımla sonuçlanan alerjik duyarlılığın gelişimine yol açar` diyor.
Tedavi uzun sürelidir
Geri dönüşü olmayan patolojilerin ortaya çıkmaması için astımın zamanında teşhis edilip, uygun şekilde tedavi edilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Orhan Dalkılıç bu konuda önemli uyarılarda da bulunuyor: `Astım, hasta hekim ve hasta yakınlarının iş birliği ile tedavi edilebilir. Bu iş birliği olmaksızın sadece doğru ilaçların reçete edilmesiyle hastalık tedavi edilemez. Tedavi uzun sürelidir. Hasta hekimine güven duymalı, tavsiyelerine uymalı, ilaçlarını usulüne uygun şekilde kullanmalı, düzenli olarak kontrollerini yaptırmalı, sorunu olduğunda hekimine kolayca ulaşabilmelidir.` > Şifalı reçeteler
Aşağıdaki reçeteler de astımın tedavisine yardımcı olacaktır:
* Su dolu cezveye; 2 kahve kaşığı nane koyup kaynan. Her sabah, aç karnınıza bir çay bardağı (şekersiz) için.
* 300 gram inek sütünü kaynatıp üzerine aynı ölçüde soyulmuş sarımsak ilave edin ve ateşten indirn. Bekletmeden 300 gram tereyağı ve 300 gram bal ilave ederek helva kıvamına gelinceye kadar karıştırmaya devam edin. Bu karışımdan her gün bir çorba kaşığı kadar yeyin.
* Yarım litre kadar suya 10 adet iyice yıkanmış lahana yaprağı koyup 15 dakika kaynatın. Ateşten indirilip süzdükten sonra 6 çorba kaşığı süzme bal ilave edip karıştırın. Bu karışımdan, günde bir kere bir çorba kaşığı için.
* Her gün bir kırmızı veya siyah turpu rendeleyip suyunu sıkın, süzün ve bir defada için.
* 4 bardak suya bir tutam meyan kökü koyup kaynatın. Süzdükten sonra içine 2 çorba kaşığı süzme bal ilave edip karıştırın. Sabah, öğle ve akşam yemeklerinden sonra birer su bardağı için.
Kür nasıl uygulanıyor? Prof. Dr. Saraçoğlu`nun kitabında, kanserli hastalarda ve diğer şikayetlerde kullanılacak `karabaş otu kürü`nün hazırlanışı ve uygulama şekli şöyle anlatılıyor:
Kür için, kurutulmuş karabaş otunun kökleri hariç tamamı veya sadece tohumları kullanılır. Bir tutam kurutulmuş karabaş otunu yarım iltre kaynamakta olan suya atın. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 2-3 dakika demleyin ves soğumasını fazla beklemeden süzerek suyunu ayırın.
Yirmi günlük kürün uygulanışına gelince; İki günde bir ( yani bir gün içilip bir gün içilmeyecek) akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak içilecek. İçildikten sonra su hariç yarım saat hiçbir şey yenmemeli. Her içim taze olarak hazırlanmalıdır. ilk 10 gün tamamlandığında bir hafta ara verilir. İkinci 10 günlük küre, aynı şekilde gün aşırı bir bardak içilerek devam edilir. 20 günlük kür tamamlandıktan sonra bitirilecektir. Ancak hastalığın seyrine göre dönem dönem aynı kür tekrar edilebilir.
Not: İlk 10 gün tamamlandığında 5 defa içilmiş olacaktır. Bir hafta aradan sonra ikinci 10 günlük kürde yine 5 defa içilmiş olacaktır. Kısacı 20 günde toplam 10 defa içilmiş olacaktır.
 Karabaş otunun diğer faydaları
Karabaş otunun kanser dışındaki diğer faydalarına gelince; Balgam söktürür, idrar yolu enfeksiyonlarını ve egzema yaralarını tedavi eder, sinirleri ve kalbi kuvvetlendirir, ağrı kesicidir, sinüzit tedavisinde faydalıdır. Sinirsel baş ağrısında, uykuya geçememe halinde, yüksek tansiyonda, kan dolaşımı bozukluğunda, içi huzursuzluğu, yorgunluk ve romatizmada faydalıdır.
Ancak burada bir uyarıda bulunmak istiyoruz; Karabaş otu, çok uzun süre kullanılmamalıdır. Rahatsızlığın ortaya çıkmış olması durumunda sadece yardımcı tedavi amacıyla kullanılmalıdır. Uzun süre kullanılmamasının en önemli sebebi, vücudumuzdaki birçok enzimler için inhibitör (yok etme) etkisi göstermesinden kaynaklanmaktadır.
whatingilizce.blogspot.com

KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ MASALI İNGİLİZCE ÖZETİ

  IRMIZI BAŞLIKLI KIZ MASALI İNGİLİZCE ÖZETİ Kırmızı Başlıklı Kızın İngilizce Özeti The story is about a lovely sweet girl who is loved by o...